Giyinirken …

Gerek iş, gerek özel hayatımızda ilk izlenimin önemini hepimiz biliyoruz.  İlk izlenimin önemli bir bölümünü oluşturan giysilerimiz, hakkımızda karşı tarafa bilgi verir.

Giysilerimize pek çok şey yön verir. Moda, kişisel tarzımız, giyinme amacımız, günlük programımız gibi… 

Özellikle hanımlar modayı mümkün olduğunca takip etmeye çalışırlar. Modayı genellikle büyük markaların tasarımcıları ve trend setter lar belirler. Victoria Beckham, Paris Hilton gibi isimlerin taşıdıkları kıyafetlerin moda olması gibi. 

Moda her ne kadar belli modelleri ve renkleri empoze etmeye çalışsa da biz bunun içinden kendimize uygun olanları seçer ve giyeriz. Yani kişisel tarzımız da giysi seçimlerimizi etkiler. 

Bunun yanı sıra bazı günler dikkat çekmek, bazı günler rahat etmek, bazı günler de ciddi görünmek gibi amaçlarımız olabilir ve kıyafet seçimimizi bu amacımıza uygun olarak yaparız. 

Bazı zamanlarda da yoğun bir programımız vardır. Sabah işe gidip, öğleden sonra bir toplantıya, akşam da bir davete katılmamız gerektiği halde eve uğrayıp kıyafetimizi değiştirecek vaktimiz olmayacaktır. Bu durumda seçeceğimiz kıyafetin ufak aksesuar değişiklikleri ile hepsine birden uyması gerekir. 

En önemlisi üzerimizdeki kıyafetin kendimize yakışmadığını düşünüyorsak,  bulunduğumuz ortama uygun olmadığını hissediyorsak veya rahatsızsa gün boyu konsantrasyonumuz bozulur ve kendimizi mutsuz hissederiz. 

Tam tersi, giysimizin içinde iyi göründüğümüzü biliyorsak hatta küçük iltifatlar almışsak, bulunduğumuz ortama uygunsa, istediğimiz izlenimi bırakmanın verdiği güçle konsantrasyonumuz artar ve günümüz verimli geçer. 

Klasikler hayat kurtarır. Her hanımın gardrobunda bulunması gereken birkaç parça vardır. Bir siyah elbise, birkaç beyaz bluz, siyah bir ceket-pantolon takım, beyaz bir ceket, rahat bir stiletto ayakkabı gibi. 

Siyah elbise vücut tipinize uygun, çok derin dekoltesi olmayan, diz altı olmalıdır. Kumaşı hem yazın hem kışın giymeye uygun olmalı, ne askılı ne de uzun kollu olmamalı, tercihen mini kollu veya kolsuz olmalıdır. Böyle bir elbise ile içine beyaz bir bluz giyip sabah işe gidebilir, öğleden sonra üzerinize ceket alıp toplantıya katılabilir, akşam beyaz bluzu ve ceketinizi çıkartıp, kolye veya şık bir kemer takıp, ayakkabılarınızı değiştirerek davete katılabilirsiniz. 

Siyah ceket-pantolon takımınızı seçerken kolay modası geçmeyecek bir modeli tercih etmenizde fayda var. Çünkü uzun zaman gardrobunuzda kalmasını isteyebilirsiniz. Çift düğmeli ve boyu belinizden bir karış aşağıda biten bir ceket uygun olacaktır. Pantolon plisiz ve düz paça olursa değişen modadan etkilenmeyecektir. Takımınızın seyahatlerde de gerekeceğini düşünüyorsanız, ütü gerektirmeyen, akan kumaşlardan tercih edebilirsiniz. Hatta biraz önce bahsettiğimiz siyah elbise bu takımla aynı kumaştan olursa, ceketi elbisenin üzerine de giyebilirsiniz. Park Bravo, Net Work, İpekyol gibi markalarda elbise, ceket, pantolon, etekten oluşan dörtlü takımlar bulabilirsiniz. 

Beyaz bluzlar sizin tarzınızı belli edecektir. Siyah takımınızın içine klasik gömlek modelinde beyaz bir bluzla erkeksi ve otoriter, aynı takımın içine bisiklet yaka bir beyaz t-shirt ile genç ve sportif, siyah V yaka elbisenizin içine fırfır yakalı bir beyaz bluzla kadınsı ve olgun görünebilirsiniz. 

Beyaz ceketinizi hemen her giyişinizden sonra temizletmeniz gerektiğini unutmadan, yıkama talimatına bakarak almanızda fayda var. Astarsız ceketleri kendinizde yıkayabilirsiniz ama yine de ceket ütüsünün zor olduğunu hatırlatalım. Siyah elbise, pantolon ve eteğinizin üzerine beyaz ceketinizi giydiğinizde yaz mevsimine daha uygun kombinasyonlar elde edeceksiniz. 

Ayakkabı genellikle hanımların tutkusudur. Her ortamda giyebildiğiniz kadar yüksek topuklu ayakkabı giymenizi tavsiye ederim. Yüksek topuk bildiğiniz gibi sizi olduğunuzdan daha uzun boylu ve zarif gösterecektir. Ama komik yürümediğinize emin olun. Ayak sağlığı çok önemli olduğu için kramplara ve hatta baş ağrısına sebep olmayan yani rahat edebildiğiniz yükseklikte ayakkabılar seçmeye gayret edin. 

Bu hayat kurtaracak kıyafetlerinizle uyumlu olan kolye, küpe, kemer, fular gibi aksesuarlarınızı da aynı askıya asarak muhafaza ederseniz kıyafetlerinizi zenginleştirmiş ve aceleyle giyinmeniz gerektiğinde unutmamış olursunuz. 

Alışverişinizi keyif haline getiren, sizin vücut tipinize uygun giysiler seçmenize yardımcı olan, çevrenizdekilerin size iltifat etmelerini sağlayan kıyafet önerileri sunan mağazaları ve çalışanlarını unutmayın. Onlarda sizi tekrar görmekten mutlu olacaklardır. Devamlı müşterisi olduğunuzda, sizi daha yakından tanıdıklarında daha az zaman ve para harcayarak istek ve ihtiyaçlarınızı karşılar ve komandatura, taksit, özel müşteri indirimi gibi avantajlardan faydalanabilirsiniz. 

İyi görünmek önemlidir. Keyifli alışverişler…

 

 

 

 

                                            

anasayfa | eğitimler | danışmanlık | makaleler | kimdir | iletişim | üye formu | haberler | görüşler | linkler