SEKS SATIYOR VE HER ZAMAN SATACAK
(5 Nisan 2008 , Hürriyet , Sibel Arna)
Onun
için perakende sektörünün gurusu diyebiliriz. Tony Morgan (40), görsel
mağazacılık ve satış alanı yönetimi konusunda Avrupa’nın en saygın
danışmanlarından biri. İngiltere’nin en prestijli çok katlı mağaza markası
Selfridges’de tam 18 yıl çalıştı. Ayrıldıktan sonra Salvatore Ferragamo, Kurt
Geiger, Reebok, Fortnum & Mason gibi markalara danışmanlık verdi.
Londra’daki Fashion Retail Academy’nin Görsel Mağazacılık Bölüm Başkanı olan
Morgan, London Fashion of College’da da görsel mağazacılık, marka ve pazarlama
konularında eğitmen. "Görsel Mağazacılık / Visual Merchandising" adını taşıyan
ilk kitabı 1 Nisan’da çıktı. Morgan, Yürekli Danışmanlık’ın davetlisi olarak 18
Nisan’da İstanbul, Çırağan Palace Kempinski’de "Perakendecilik Yönetiminde Son
Trendler: Görsel Mağazacılık ve Satış Alanı Yönetimi" konulu bir seminer
verecek.
Kariyerinize 1986 yılında Selfridges’de başladığınızı biliyorum. 18 yıl aynı
yerde çalıştınız. İlk günleriniz nasıldı?
- 18 yaşındaydım. Yardımcı vitrin düzenleyicisi olarak işe alınmıştım. İşim
gereği vitrin, depo ve dükkanın içindeki sergileme alanlarının temizliğini
yapıyordum. Birkaç ay sonra vitrin bölümünü giydirme şansını ilk kez
verdiklerinde çıkardığım işin kötülüğünü tarif edemem. Ama yılmadım, aylarca
fazla mesai yaparak bu işi öğrenmek için didindim. Her hafta sonu çalıştım.
Selfridges’deki ilk yıllarınızda neyi farklı yaptınız da patronlar size
güvendi ve yüzde yüz özgürlük verdi?
- 24 yaşında, vitrin müdür yardımcısı oldum. Öncesinde ev tekstili reyonunun
düzenlemelerini yapıyordum. Yani sanılanın aksine kıyafetler değil yatak
çarşafları sayesinde kendimi ispatladım.
Tokyo, Bollywood ve Brazil gibi kampanyalarla Selfridges’e çok para
kazandırdınız? Bu kampanyaları nasıl yarattınız?
- O yıllarda yılın dört ayını seyahat ederek geçirirdim. Bu iş için 35 ülke
dolaştım ve seyahatlerim sırasında büyük şehirlerdeki mağazaları gezdim.
Promosyon kampanyalarımız Selfridges’in yeni ve gelecekteki müşterilerini
gerçekten olumlu yönlendirildi.
En yaratıcı fikirler nasıl bir ortam, nasıl bir ruh halindeyken aklınıza
geliyor?
- Akşam saat 10 gibi bir kadeh kırmızı şarabımla rüyalarımı gerçeğe
dönüştürmek üzere tüm planlamalarımı yapabilirim. Ama gündüzleri de düş kurmayı
severim. Ben uyanıkken de rüya görebilenlerdenim. Oğlak burcuyum, istediğim
zaman kendimi küçük dünyama kilitlerim.
Bir mağazada ışıklandırma, koku, müzik en önemlisi hangisidir?
- Siyah renk pahalı bir butik konsepti için uygundur. Bu tür mağazalarda ana
caddeden içeri giren ışık müşteriyi mağazada dolaşmak üzere aydınlatır. Loş ışık
müşteriye ille de satın almak zorunda olmadığı hissini verir. Aydınlatma mağaza
tasarımının en önemli parçası ama aynı zamanda genellikle bütçeden en çok
kesinti yapılan unsuru olma özelliğine sahip. Müzik de mağazanın konseptiyle
ilişkili olmalı.
Peki tekno müzik çalan bangır bangır mağazaları nasıl buluyorsunuz?
- Alakam olmaz! 2008 yılındayız ve bu tamamen çağımıza aykırı. Sakın!
Müşteriyi şaşırtmak ne kadar önemli?
- Çok önemli ve ama günümüz müşterilerini şaşırtmak hiç de kolay değil.
Ünlülerin gerçekleştirdiği imza günleri, vitrinlerdeki canlı modeller,
olağanüstü mağaza dekorları artık sıradanlaştı. Eskinin iyileri bugün kötü
olabilir. Mesela ben on yıl önce erkek modellere iç çamaşırları ile parfüm
tanıtımı yaptırmıştım. O zaman çok ses getirmişti, bugün antipatik bir etki
yaratabilir. Yapılması gereken günün havasını iyi koklamaktır.
Seksiliğe vurgu, müstehcenlik işinizin bir parçası mı?
- Evet. Bildiğim bir gerçek varsa, o da seks satıyor ve her zaman da satmaya
devam edecek.
Bir mağazanın çok fazla düzenli gözükmesi avantaj mıdır, dezavantaj mıdır?
- Dezavantajdır. Müşteriler mağaza düzensiz olduğu zaman daha çok vakit
geçiriyorlar. Hatta pazarlık edebileceklerini düşünüyorlar. Mağazalarda çalışan
personel gerektiği zaman mağazanın dağınık görünmesi için eğitilir.
HER ÜLKENİN MÜŞTERİ TİPİ FARKLI

İngiltere kilometrelerce devam eden
geniş caddeleriyle ünlüdür, vitrinlerle insan mağazaya çekilir. İtalya ve Fransa
ise butikleriyle dikkatleri üzerine çeker. Fransa’da mağaza içerisindeki konfor
da çok önemlidir. Türkiye’de ise mesela alışveriş merkezi trendi hakim.
Buralardaki mağazalarda en ufak santim doğru şekilde değerlendirilmeli.
Dolayısıyla her ülkenin perakendecisinin uygulama stratejileri de bu yönde
değişiklik gösterir. Tüm ülkeler için vazgeçilmez ortak payda ise çok katlı
mağazalardır.
TÜRK PERAKENDECİLERİNİN BİRAZ KOŞMALARI GEREKİYOR
Avrupa ile aradaki açığı kapatmak için Türk perakendecilerinin biraz koşmaları
gerekiyor bence. Süt örneği işin püf noktasıdır. Süt gibi sürekli alınan bir
malı mağazanın önüne mi koyarsınız yoksa mağazanın arkasına koyarak müşterinin
süte ulaşana kadar farklı ürünler satın almasını da mı sağlarsınız? Tabii ki
cevap ikinci seçenek. Perakendecilik Yönetiminde Son Trendler: Görsel
Mağazacılık ve Satış Alanı Yönetimi workshop’unda da bu konuya önemli ölçüde
değinecek, metrekare fiyatlarını en doğru şekilde kullanmanın ipuçlarını
vereceğiz.
"Londra’ya 240 km uzaklıkta, Dean Ormanı’nda doğdum. Babam uzun mesafe kamyon
şoförüydü, annem okulun mutfağında çalışıyordu. Çocukken moda dergileri okur,
elime geçen resimler, mobilyalar, posterler, aklınıza gelebilecek her şeyi
boyardım. 16 yaşında öğretmenim Mrs. Stokes beni sanat okuluna gitmem için
cesaretlendirdi, Gloucester College sanat okuluna gittim. İki yıl tasarım ve
vitrin üzerine eğitim aldım. Dürüst olmak gerekirse, ilk başlarda ne okuduğumun
bile farkında değildim. Benim için sadece taşradan çıkıp, seyahat edebilmek ve
yeni insanlarla tanışabilmek bile yeterince güzel bir hayaldi. "
anasayfa | eğitimler | danışmanlık | makaleler | kimdir | iletişim | üye formu | haberler | görüşler | linkler