|
10 yılda 10 Türk dünya
markası çıkarmayı hedefleyen marka destek projesi Turquality,
şirketlerdeki yaygın patron kültürünü en büyük engel olarak yaşıyor.
Projenin Başkanı Ziya Altunyaldız, "Kendini tek karar verici gören
patronlar, kurumsal kültüre geçişte zorlanıyor" dedi.
10 yılda 10 Türk dünya markası çıkarma hedefiyle oluşturulan
dünyanın tek devlet destekli marka teşvik projesi Turquality, en büyük
engel olarak şirketlerde patron kültürü hakimiyetiyle karşılaşıyor.
Turquality Çalışma Grubu Başkanı ve Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracat
Genel Müdür Yardımcısı Ziya Altunyaldız, "Kendini tek karar verici gören
patronlar kurumsal kültüre geçişte ve dışarıdan danışmanlık almakta
zorlanıyor" dedi. Altunyaldız, "Şu anda markaların yönetimine getirmeye
çalışırken zorlandığımız husus yönetişim modelini yerleştirmek. Patron
kültürünün kurumsal kültüre dönüşmesini, yönetimde profesyonellerin söz
sahibi olması en önemli ve zorlandığımız husus" diye konuştu. Program
kapsamanıda eğitim veren Koç Üniversitesi’nden Noyan Arsan, Ülgen Akın
ve Sabancı Üniversitesi’nden Cüneyt Evingen de yöneticiler kadar
patronların eğitiminin önemine dikkat çekti.
DIŞ DESTEK İSTEMİYOR: Kendi firmasından olmayan dışarıdan
danışmanlarla çalışma kültürünün zayıflığına da işaret eden Altunyaldız,
şunları söyledi: "Danışmanlarla yapılan çalışmalarda analizlerin
yapılmasında paylaşımdan kaynaklanan sıkıntılar olabiliyor. Israrlı ve
doğru bir iletişimle markalar patron yönetimden kurumsal yönetime
geçebiliyor. Profesyonellerin günün şartlarına göre gelişimlerini
sağlayamaması, sadece üretim yapıp satanların müşteri odaklı çalışmakta
zorlanması da zaman zaman yaşanan problemlerden. Kendini tek karar
verici gören patronların paylaşım eksikliğinden kaynaklanan problemler
olabiliyor. Fakat bunların yavaş yavaş değiştiğini görüyoruz."
10 MARKA İDDİALI HEDEF: Ziya Altunyaldız, destekledikleri
firmaların uluslararası alanda yer almaya ve bu standartları yakalamaya
istekli olmasının önemine değinerek, Türkiye’den bir dünya markası
konusunda firmaların vizyonları ve istekli olmasının önemli olduğunu
belirtti. Altunyaldız, "10 global marka çok iddialı bir hedef. Bunun
yanında bölgesel markaların oluşturulması da önemli bir değerdir" dedi.
5 KATINI HARCAMALIYIZ: Global markaların cirolarının yüzde 5’ini
reklam ve iletişime harcadığını hatırlatmamız üzerine Altunyaldız, "Yurt
dışındaki markalar bir harcıyorsa bizim 5 harcamamız lazım. Bu konu
projede karşılığını buldu. Harcamaların yüzde 45’i tanıtım ve iletişim
için gerçekleşti" değerlendirmesinde bulundu. "Programdaki markalardan
performansından memnun olmadıklarınız var mı" sorusuna Altunyaldız,
"Performans yönetim sistemini devreye sokuyoruz. Yıl sonu itibariyle
memnun olduklarımız veya olmadıklarımız belli olacak. Ya bir alt
programa geçireceğiz ya da destek oranlarını düşüreceğiz" yanıtını
verdi.
Turquality markalarının ihracatı yüzde 38 arttı
TURQUALITY 7 farklı sektörden 55 firmanın yer aldığı program
kapsamındaki şirketlerin ihracatı yüzde 38 oranında arttı. Bu şirketler
1.5 milyar dolar olan ihracatlarını 2007’de 2 milyar dolara çıkardılar.
Ziya Altunyaldız, bu rakamın büyük oranda hazır giyim firmalarını temsil
ettiğini, program kapsamına alının yeni dev firmalarla ihracat rakamının
ciddi oranda artacağını söyledi. Öncelikle hazır giyim markalarını
desteklemek üzere 2003 yılında başlatılan Turquality, 2006 yılındaki
düzenlemeyle tüm sektörlere açılmıştı.
500 mağaza hedefleniyor
TÜRK şirketler Manhattan’dan Milona’ya kadar dünyanın önde gelen
merkezlerinde mağazalar açmaya başladığını anımsatan Ziya Altunyaldız,
"Programın bu yıl ki hedefi ihracatta yüzde 40’lık artış ve mağaza
sayısını 67’den 120’ye çıkması. 2010 yılında mağaza sayısı 500’e
çıkacak" dedi. Firmaların 2007 yılında en fazla ilgi gösterdiği ülkeler,
ABD, Avrupa
Birliği ülkeleri ve Rusya oldu.
19 ülkede pazar araştırması yapıldı
2007’de 22 mağaza Turquality kapsamına alınırken, 6 marka, ’marka
programına’ dahil edildi. 37 markanın başvuru süreci devam ediyor.
Araştırma şirketi Deloitte ile 33 marka için detaylı analiz yapıldı, yol
haritası çizildi. Neilsen’le birlikte
Yunanistan’dan
İngiltere ve Mısır’a kadar 19 ülkede; ev tekstili, hazır giyim, mücevher
ve hızlı tüketim alanlarında pazar araştırması yapıldı. Toplam desteğin
yüzde 45’ini yurtdışı satış noktası harcamaları oluşturdu. Kapsamdaki
firmaların dağılımında yüzde 33 pay ve 18 markayla hazır giyim ilk
sırada, 14 marka yüzde 25’lik oranla dayanıklı tüketim ikinci sırada, 12
marka ve yüzde 22 oranla hızlı tüketim ürünleri üçüncü sırada geliyor.
|